YUSUF İMAMOĞLU

YUSUF İMAMOĞLU

İl BURSA
İlçe YıLDıRıM
Doğum Tarihi 01-01-1945
Şehadet Tarihi 08-06-1970
Kabir Adresi BURSA EMİR SULTAN MEZARLIĞI

Hayat Hikayesi

Vatan’ın ekmeğini yemeyip kurşununu yiyen yusuf yüzlü Yusuf İmamoğlu; Bulgaristan göçmeni bir fakir bir ailenin çocuğudur. Devlet kuran atalar diyarı Bursa- İnegöl kazasını kendilerine yurt edinmişlerdir. Ailesi onu kıt kanaat büyütmüştür. Bazı günler sadece su satarak hayatını idame ettirmiştir. Zor yaşamına rağmen kimseye boyun eğmemiş, isyankâr olmamıştır. Ailesi okuyup vatana millete hayırlı olsun diye İstanbul’a üniversiteye göndermiştir. , İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine kayıt yaptırmıştı. Coğrafya Bölümünde okuyacaktı. Ayrıca İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunu da kazanmıştı. Yüksek Öğretmen Okuluna herkes giremezdi. Öğretmen adayı yetiştiren fakültelerden nitelikli, seçkin ve çalışkan öğrenciler alınırdı. Yusuf İmamoğlu’da bunlardan biriydi. İstanbul Ülkü Ocakları Birliği’nin önde gelen isimlerindendi. Şehadete de önde yürümüştü. Duruşu ve sağlam karakteriyle komünistlerin hedefindeydi. Lakin o saklanmadı, kaçmadı. Hep önden yürüdü. Herkese yol açtı. Öğlen vaktiydi. Abdestli bir şekilde okula geldi. Bir ağacın altında Allah’ın huzuruna çıktı. Namazını eda edip duasını ederek fakülteye yöneldi. Ailesinin zorluklarla gönderdiği harçlık çoktan bitmişti. Uzun süredir açtı. Açlığın verdiği halsizlik ve yorgunlukla yürüyordu. Yine de başı dikti. Fakülte önünde bir grubun beklediğini fark etti. Komünistler öğrencileri içeri almıyorlardı. Karneler imzalatılacaktı ama kimse içeri giremiyordu. Yusuf İmamoğlu, tüm karneleri toplayarak fakültenin içine girdi. 339 numaralı odaya yöneldi. İçeri girip hocalara karneleri imzalattı. Ülküdaşlık görevini tamamlamıştı. Dışarı çıktığı sırada ise komünist grup iki yandan açtığı ateşle onu yaraladı. Kanlar içinde yerde kalan Yusuf İmamoğlu yusuf yüzüyle, ak alınla yerde yatıyordu ama hemen canını teslim etmedi. Vurulduktan 23 dakika sonra şehadete kavuştu. Ölümünü kesinleştirmek için caniler yanına kimseyi yaklaştırmadı. Ambulans da fakülte bahçesine sokulmadı. Polis, 1,5 saat sonra geldi. Katiller bölücü sloganlar atarak elini kolunu sallaya sallaya fakülteden çıktılar. Bir fidan daha toprağa verildi. Ondan kalan geriye davası ve cebinden çıkan 35 kuruş kaldı. Vatanın ekmeğini değil kurşununu yedi.           Başbuğ Alparslan Türkeş onun için şu cümleleri kurdu: “Yusuf İmamoğlu Türk İslam davasının ne ilk, ne de son şehididir. Aziz şehidimiz Yusuf İmamoğlu'nun ve diğer şehitlerimizin hesabı bir gün sorulacaktır...  “Komünistler milliyetçi bir gencimizi daha kahpece öldürdüler. O, Türk Milletinin ebediyete kadar intikal etmesi davasını savunan bir gençti. Davası uğrunda, vatan ve millet yolunda şehit oldu. Bizim inançlarımıza göre, o, en yüksek mertebe olan şehitlik mertebesine ulaştı. Dün benim bir Yusuf'um vardı. Bu gün hepiniz Yusuf'umsunuz. O, bu din için millet için bu vatan için öldü. O'na kurşun sıkan ellere, ona fırsat veren kafalara lanet olsun.” Yusuf İmamoğlu diğer birçok ülkücü şehidimizle beraber Emir Sultan Kabristanlığına defnedilmiştir. 25 yaşında gencecik bir delikanlı ülküsü uğruna şehadete kavuşmuştur. Ardından hayatı romanlara konu olmuş, şairlerin şiirlerine dokunmuş, şarkılarla gönlümüzde yara olmuştur.



Kabir Konumunu Haritada Görüntüle
Kabir Resmi