•  1
    Türk Kültürü

    Tarih boyunca Türkler’in Doğa Sevgisi

      Lokman Günyeli    0        0        Şikayet Et

    Türkler’in doğaya verdiği önem, ilkelliğin göstergesi boş inançlar ya da güçsüzlüğün yol açtığı tapınma duyguları değildir. Her inancın, yaşamı kolaylaştıran somut bir sonucu vardır. Tarihte ilk kez Türkler’in bulup kullandığı takvim doğayla oluşturulan birlikteliğin onlara sağladığı bir kazanımdır. Ünlü 12 Hayvan Takvimi’ne göre, her ayı bir hayvan temsil eder. Anadolu yörüklerinin kullandığı takvim tümüyle, hayvanların yaşam ritmini yansıtır. Bu takvime göre, hayvanların “gündüz gölgede uyuduğu, gece otladığı” Eşme ayı, 20 Temmuz ile 1 Eylül arasıdır. Bu ayı, Aralığa kadar süren ve hayvanların “gündüz atladığı gece uyuduğu” Kara Yatak ayı izler. Sonra, hayvanların çardak (ahır)’ta tutulduğu, Mart’a kadar süren Çardak ayı, daha sonra da Göç ayı gelir.

    Savaş, boy’un ya da kavmin varlığını sürdürmek için yapılan ve zorunlu kalmadıkça girişilmeyen bir eylemdir; barışı korumak esastır; haklı olmayan savaş, topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Eski Türk inancında, Türk’ün Tanrısı, barış ve dostluğun tanrısıdır. Toplum düzenini anlatan il sözcüğü barış anlamına gelir. Savaşa girmemek için sonuna dek dayanç (sabır) gösterilir, ancak girildiğinde de büyük bir atılganlıkla savaşılır. Savaşta yenilene, eğer kural dışı savaşmamış ve katliam yapmamış ise ceza verilmez, aç bırakılmaz, kötü davranılmaz. Uluslararası barışa önem verilir ve bu barışın korunması için sorumluluk yüklenilir, koruyucu gibi davranılır. Bu anlayış, Çin Denizi’nden Avrupa’ya dek, çok büyük bir coğrafyayı, uzun yıllar boyunca bir barış alanı haline getirir.

    Kaynak: Antik Çağ’dan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler

     


  •  


Görüşünüzü Bildirin

Yorum Yapmak İçin Lütfen Giriş Yapınız.

 

Facebook Yorumları